Bu yazı serimin 3. kısmı olarak ortaya çıkıyor , kimisi ağır kimisi isyankar… Beğendiklerinizi yorumlarsanız teşekkür ederim… Tanrım biliyorum dua defterin kabarık, ama bana biraz torpil geçsende benim dualarımı bir iki dua öne alsan. Nasır tutmuş kalbimin nasırını çözmek için bana ponza taşı ile gelen sevdiğim… Özledim seni… Her zaman olmadık şeylerle sınanırsın belki. Şimdi sıra aşkla sınanmakta… Yazdığım veya yazmadığım değil, düşündüğümdür her zaman önemli olan, seni düşüncelerde önemli Devam
Yattığın o yatak, yüzünü sakladığın o gizemli kapıların ardı bir pornonun arka bahçesi gibi. İğrenç ve mide bulandırıcı. Yüzüne boşalan porno artisleri gibi iticisin bu gece yine. Kevaşeliğinin bini bir para. Skandal üstüne skandalsın yani. Palyaço kılığına da bürünsen bacak arandan zevk suyu akıyor ve kokusu ortalığı çok kötü sarıyor. Sanırım arkanda yine bir kaç tane vagina salak. Seni çok temiz sanıyorlar. Belki ilk bende kirletmedim seni ama sonda ben olmadım. Önce iyice bir temizlen. Hamamdaki bayan tellak seni bir güzel Devam
Bir çok konuya artık açıklık getirme zamanı gelmiştir. Doğuş Resmi Web Sitesi ile ilişkimi kestiğim günden beri herkes sebep sordu durdu. Ne oldu neden bıraktın vs vs gibisinden. Artık soranlara cevap vermemek yerine tek bir yazı üzerinden bilgi aktarmakta fayda olacağını düşündüm. Öncelikle şunu söyleyeyim “Gönül sırça bir köşktür, bir kırıldı mı bir daha tamiri olmaz“. Evet benim kalbim kırıldı ve tamir olmayacağı da kesin. Belki biliyorsunuz veya bilmiyorsunuz Doğuş Bilişimdeki eski çalışma arkadaşım Okan ile bu işe Devam
Bir ressam olduğumu düşündüm bir saniyeliğe ve gözlerimi kapattım. Elime fırçayı aldım ve hemen birşeyler ortaya çıkarmaya çalıştım. Bir an için karanlığa çalmış resim, gözlerim kapalıyken farkedemedim. Gözlerimi açtığımda karanlık sanki beni içine çekiyordu. Sonra arkamdan bir el uzandı omzuma. Sessizce yanaştı kulağıma o iki kelimeyi fısıldadı. “Seni seviyorum”… O anda tekrar kapattım gözlerimi ve fırçayı bu sefer daha bir nazik vurdum yeni çizdiğim tabloma. Şimdi o tablo, o iki kelimeyi fısıldayanda. Ortaya çıkan Devam
Evet bu aralar değerli sanal dünyadan bir mim furyasına kapılmış bulunmaktayız. Evet sonunda bende mimlendim belki başkasıda mimlemiştir diyeceğim ama bu aralar takip ettiğim insanlar fazla değil O yüzden kısacası şöyle bahsedelim az önce oturmuş sayyac istatistiklerine bakarken Murat‘ın web sayfası üzerinden siteme gelen bir ziyaretçi istatistiği gözüme çarptı. Mim kategorisindeki yazılardan gelmiş. Bir düşündüm acaba ben yorum yaptımda linke mi tıkladı sonra bir girdim yazıyı okumak için sağolsun Murat bizi kurban seçmiş mimlemiş Tam Devam
Eh işte yine bir iş bitiminde geldik evimizede yazalım bir kaç olayı günleri aklımıza getirerek Öncelikle ben yazmayalı 2 hafta olduğu için neler yaptığımı tam olarak hatırlamayabilirim. İki hafta önceye kaçalım önce. Alaşehir’in güzide ve bir o kadar da ters bir kasabasından bahsedelim az biraz günlüğümüzde. Orası “Yeşilyurt”. Sanki ayrı bir memleket. İki hafta önce cumartesi günü bu kasabaya kamera çekimi için gittim gündüzden. Herneyse gündüzleri yemekli mevlüt olayları falan girmeyelim o kadar detaya da iş bu sırada Devam
Evet 13 Temmuz’u 14 Temmuz’a bağlayan gece herşey aklıma geldi benim. Kimseye söylemediğim ve hayatıma giren çıkan insanların dahi ne olduğunu bilemeyeceği bir geceyi atlattım ben. Hemde kimselere ses etmeden ve kırmadan kalbimi. Bu gece dün geceden nedense daha çok dertliyim. Adını koyamadığım bir sıkkınlık üzerime çökmüş durumda ve mide ağrılarım ile kalmışım başbaşa. Bir sigara yakıyorum şimdi. Nedense genelde dertliyken açıyorum bu sayfayı ve yazıyorum birşeyler. Şehri-âlâ’dan önümüzdeki hafta Antalya’ya Devam
Günlükcan, Hazirandan beri sana fazla birşeyler yazmadığımın farkındayım Ama napalım, iş güç ekmek parası derdine düştük de seni yalnız bıraktık. Ama deme sakın facebookda boş boş avarelik yapıyorsun diye Zira alınırım. Çünkü facebook benim için amaç değil araç artık. Gülmeyi orda deniyorum hiç olmazsa. Hayatın tüm boşluğunu bir kenara bırakıp sana şimdi bir ayın kısa özetini sunuyorum. Her işim yarım kaldı da ne yaparsın artık. Öncelikle Manisa’ya gitme işim Haziran ayı içerisinde iptal oldu. İstanbul’a gitme işini Devam
Benimde içimde sakladığım kırık düşlerim oldu çoğu zaman. Gidişler gelişler ve hayatı boş verişler arasında yaşanamamış kırık düşler. Yaşanmış olan sevişler ve sevişmeler bir yana adamı bir taraftan yıkan kırık düşler. Mesela benim de herkes gibi bir evim olmalıydı ama yatak odasının tavanı cam ile kaplanmalıydı. Uzandığımda oraya sayabilmeliydim gökyüzündeki yıldızları. Bir kırık düş olmasada bu dediğim geriye dönüp baktığımda çok uzaklarda bıraktığım bir hayal gibi geliyor bana Girişi ve gelişme bölümü olan ancak sonuca Devam
Nacizane tanımlar kategorime bu gece yeni bir kelime ile girmiş bulunmaktayım. Kelimemiz “Eşşek”. Tabi bu benim tabirimle. Bu kelime Türk Dil Kurumu tarafından şu şekillerde açıklanmış. eşşekCeviz içinin ortasında bulunan ve içi ikiye ayıran sert madde. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü eşşekElma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü eşşek1.bk. eşelek (I)-1. 2.bk. eşelek (I)-2. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü eşşekTarlaları su baskınından korumak Devam