Günlüğüm günlerdir yazmıyorum kendimden birşeyler. Ama yaptığım birşey yok biliyormusun aslında. Sabah ezanlarına kadar oturmaktan. Öğlene kadar yatmaktan. Akşama kadar boş boş dolanmaktan. Akşamda batak veya 101 oynamaktan başka. Düğün, kına, nişan işlerinde kamera çekmekten başkada tabi. Dün gece yine aynı işlerden sonra bizim çocuklar ile 101 oynamaya çıktık sonuç hüsran. Elimde kalan tek şey şu okey taşları oldu. Tabi sonrasında biz birde tutturduk aga hadi bir de batak atalım. Süleyman herkes kendi bacağından asılsın ihale oynayalım Devam
Bir küçük cam kesiği gibi geldi acı ilk önce kalbime. Baktım ki, yüzsüz bir fahişe, en keskin bıçağı saplamış pervasızca kalbime. Sevgi senin neyine ? Sevda senin neyine ? Hadi şimdi yüzsüz fahişe, dikkat çekici playboy dergilerinde, kapak yüzü ol sende. ——————————————————————————- Hayatımda ilk defa batakta “King” yaparken farkettim ki, en küçük kozum bile senin sevginden de etkiliymiş. İşte o Devam
İkimizde acemi birer aşıktık o zamanlar Sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun Bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde Ve yağmur gibi akıp giden yıllardan Geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar Ama farkındaydım yinede Ne zaman seninle olsam Tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah Şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum Hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden Malumun olsun ben sende ülkemi sevdim Hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri Ben sende yolları sevdim Dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı Devam
Bunlar not defterine kaydedilmiş ve kimisi açığa çıkmış düşsel yazılarımdır, dahası şiir tadında bir mutluluk bazen bir üzüntü ve keder. Kimi zaman rakı masasında telefonun taslaklarına kaydedilmiş yazılardır. Belki size saçma gelebilir bunlar ancak ben o anda ki ruh halimle yazdığım için pek takmıyorum kafama Anlamı ve değeri olmayan kelimeler hiç olmadı hayatımda, Sadece küçük sebepler aradım durdum ben. Mutlu olmak ve bu duyguyu yaşamak için. Geldi kalbime bir ışık vurdu ve aldı götürdü beni buralardan. Aradığım belki küçük sebep Devam
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bugün yani 16 Haziran 2010 Çarşamba günü saat 15:00 sularında Hacıbey Mahallesi Osmaniye mevkiindeki tepelerde çıkan yangın Alaşehir İtfaiyesi, Alaşehir Orman Yangın Ekibi ve mahalle halkınında gayretleri ile saat 16:30 civarında kontrol altına alındı. Yangın rüzgarında etkisiyle kısa süre içerisinde yayılırken halkı endişeye düşüren sebep ise tepelerdeki ekili alanlara yangının sıçraması tehlikesi veya ters rüzgar ile yangının mahalledeki evlere sıçrama tehlikesiydi. Yangın şu an için söndürülmüş Devam
Ada o günden sonra Nazlı ile barıştı fakat birçok acıyı da silmeye çalıştı kafasından. O kadar acı boşa çekilmemişti ya. Ada sonra gitti Nazlı’yı görmeye, oda bir günlüğüneydi. Çok güzel ve tadına doyulmayacak bir o kadar da maceralı bir gün geçirdiler Nazlı ile birlikte. Ada otobüs parası bile olmadığı halde pazarlık edip taksiye binmiş zorla otobüse yetişmişti. Nazlı ise onun ardında kalmıştı yine. Ada gitti yine uzak diyarlara ardında bir boncuk göz bırakarak. Sonrasında ise devam eden bu ilişkide son görüşme Ada’nın okulunun o Devam
Güzel ülkemde son günlerde internet dünyasını sarsacak olaylar ortaya çıkmaya başlamıştı ve bu olay halen devam etmekte. Öncelikle yazıya bir kaç örnek ile başlamak gerekir ki daha dikkatli anlaşılsın. Evet dünyanın en büyük video sitesi olan Youtube şu anda ülkemizde TİB tarafından yasaklı siteler arasında yer almakta. Açıklanan sebep ise Atatürk’e hakaret içeren videolar falanmış. Bunu çocuklar bile yemiyor da neyse yedik biz bu yalanı diyelim. Youtube üzerinde milyonlarca video var ve içinden belki de 20-30 tane bizim devletimizin Devam
Dün gece kısa süreli olarak incelemiştim ve bugünde araştırdım. Artık Çanakkale’de şehitlikleri ziyaret için ücret alınacakmış. Hemde 140 lira. Bravo diyorum yani. Ülkemde ne aç gözlü insanlar varmış. Atalarımızın yattığı o kutsal toprakları, milli birliğin ilk başladığı yer olarak görebileceğimiz Çanakkale’yi artık ücretli gezeceğiz. Ne güzel! değil mi? Atalarımıza verilecek değer bumuydu? Ulan ne şerefsizler varmış. Rant, çıkar insanların gözünü bürümüş. Yazıklar olsun başka diyecek birşey bulamıyorum. Devam
Şimdi olmazsa diye başlıyorum bir yazıya daha. Ya şimdi mutluluğu bulamazsa gözlerim ve dönüşü olmazsa o çizgide sözlerim. Yakılmışların arkasında kaldıysa hislerin. Yalancı bir yaz ayı gibi geliyorsa bana yaşananlar sende yalanmışsın diyebilirim. Kaçamak dokunuşlar, kaçamak vücut ısıları gibi mi geldi sana yaşadıkların. Yoksa bir peynir türü var ya kaşar derlerdi adına. Senin aşkında mı kaşarlandı yoksa. Yoksa kaşarlanan aşk değilde sen miydin? Hani olmazsa olmazları oldururdum da ben senin biryerlerin kalkardı. Oraları indirmelimiydim. Devam
Tanımlamalar kategorisine yeni bir kelime ile devam ediyoruz. Bu kelime Türk Dil Kurumu tarafından aşağıdaki şekillerdeki örneklerle açıklanmış. 1 . Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. 2 . Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan: “Lağım suları pistir.”- . 3 . mecaz Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı: “Şu pis dünyanın acılarında bile öyle bir tat var ki her şeye razıyım.”- R. N. Güntekin. 4 . mecaz Çirkin, sevimsiz olan: “Demin o pis, ukala suratıyla Devam